Gönderen Konu: 8 ADIMDA HIZLI BİLANÇO ANALİZİ  (Okunma sayısı 3876 defa)

MAC-D

  • Yönetici
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 939
    • Profili Görüntüle
    • BORSA TİLKİSİ
8 ADIMDA HIZLI BİLANÇO ANALİZİ
« Yanıtla #1 : 10 Nisan 2011, 18:59:00 »
   Eskiden bilançoların yayınlandığı gün borsa kapısından alınan tomarla kağıdın yerine şimdi, excel formatında, standardize edilmiş veriler var. Tabii, bu bir yandan analistlerin işini kolaylaştırırken, öte yandan da bilginin çok ve herkese açık olması analizlerin katma değerinin artması için çok daha sofistike yapılmasını gerekli kılıyor.
       Eskiden, dönen varlıklar ve duran varlıklar şeklinde 2 kalem olarak yayınlanan bilançolar (1989 ara dönem bilançoları), şimdi 82 kalem olarak yayınlanmakta.
       
YATIRIMCI NASIL FAYDALANACAK?
       Peki analizin bu kadar sofistike olması gerekli hale gelirken, artan bilgiden bireysel yatırımcı nasıl faydalanabilir, ya da örneğin bilançolar yayınlandığında nasıl bir değerlendirme yapabilir.
       Yazıda vereceğim örnekler belki çok basit ve amatörce bulunabilir, ama benim asıl amaçladığım herhangi bir analistin değerlendirmesini alma imkanı olmayan yatırımcıların kendi çapında bir ön değerlendirme yapmasıdır.
       
NELERE BAKACAĞIZ?
       1. Yatay analiz: Net satışlar artış oranı. Çıplak rakam çok fazla bir şey ifade etmeyebilir. O nedenle net satışlardaki artış oranını ortalama enflasyon ya da ortalama döviz kurundaki değişimlere göre ayarlamamız gerekmektedir. Bunu nasıl yapacağız.
       Örneğin bir firmanın net satışlarındaki artış yüzde 100 olsun. Formülümüz şöyle :
       Reel artış oranı (RAO) = (1 + Nominal artış ) / (1 + ortalama enf) -1
       Örnek RAO = (1+1) / (1+%51.4)-1 = %32.1
       2000 ortalama TEFE % 51.4
       Eğer dolar kuruna göre ayarlama yapacaksak (1999 ort. 416,838, 2000 ort. 623,996)
       Örnek RAO = (1+1) / (1+%49.7)-1 = %33.6
       2000 ortalama kur artışı % 49.7
       Reel artış rakamlarını bulduktan sonra önemli olan firmanın performansının diğer firmalarla ya da önceki yıllarla karşılaştırırken aynı reel rakamla karşılaştırılması.
       2. Aynı analizi faaliyet karı, vergi öncesi kar ya da net kar rakamları için de yapabiliriz.
       Bunların birbiriyle karşılaştırmasında ise şöyle bir sonuç çıkabilir :
       Eğer kardaki reel artış oranı, satıştaki artış oranından büyükse, maliyetlerde bir azalış, ya da gelir tablosundaki diğer faaliyet dışı giderlerde bir azalma (diğer f.dışı gelirlerde bir artma) söz konusu demektir. Ya da örneğin, net satışlardaki artış oranı, brüt kardaki artış oranından büyükse, brüt kar marjında bir azalma, ya da satılan malın maliyetinde bir artış söz konusu demektir.
       
BİLANÇODA YATAY ANALİZ
       3. Bilançoda yatay bir analiz yapmak gerekirse alınacak olan enflasyon oranı ise yıllık enflasyon oranıdır. Çünkü bilanço rakamları o anın bir fotoğrafı niteliğindeyken, gelir tablosu bir dönemin filmi niteliğindedir.
       Aynı şekilde, bilançoyu dolara çevirirken kullanmamız gereken döviz kuru da ortalama değil, dönem sonu döviz kurudur. Bilançoda yatay analiz yapılacak en önemli kalemler ise dönen varlıklar, maddi duran varlıklar, borçlar (özellikle finansal borçlar) ve özsermayedir.
       4. Dikey analiz : Özellikle gelir tablosu kalemlerinde yapılacak yatay analizle birlikte ortaya çıkan sonuçların anlaşılmasına yardımcı olan çok önemli bir analiz şekli. Gelir tablosu kalemlerinde net satışlar kalemi sabit bölen olarak kabul edilerek, satılan malın maliyeti, brüt kar, faaliyet karı, vergi öncesi kar ve net kar rakamlarının bu rakama bölünmesiyle hesaplanır.
       Örneğin, brüt karın net satışlara bölünmesi sonucu hesaplanan rakama brüt kar marjı adı verilir ve önceki yıl ve yıllarla karşılaştırılır. Eğer bir anormallik varsa bunun sebebi mutlaka araştırılmalıdır.
       Kar marjındaki bir azalma, ya birim satış fiyatlarında bir düşüşe, ya da maliyet kalemlerinden bir ya da birkaçındaki artışa işaret etmektedir. Aynı brüt kar marjı gibi, faaliyet kar marjı, vergi öncesi kar marjı, ve net kar marjı da önceki yılla karşılaştırılarak firmanın karlılığındaki artış/azalışların sebepleri hakkında önemli ipuçları elde edilebilir.
       
RASYO ANALİZİ
       5. Dikey analiz - bilanço kalemleri: Aynı yıl bilanço kalemlerinin birbirine bölünmesi ve öçnceki yıl ya da dönemlerle karşılaştırılması. Rasyo analizi de denir. Örneğin cari oran, borç / özsermaye oranı, kısa vadeli borç/uzun vadeli borç (toplam borç), finansal borç toplam borç oranı gibi.
       Hepsi farklı sonuçlar verebilir, ama hızlı bir analiz için kullanabilecek oranlardan en önemlilerinden biri cari orandır. = dönen varlıklar / kısa vadeli borçlar. Şirketin elindeki kısmen likit varlıkların, kısa vadede ödenmesi gereken borçların ne kadarını karşıladığını gösterir.
       Genel kabul görmüş oranlar 1.33’le 2 arasında değişebilir, ama asıl önemli olan sektörel bazda karşılaştırma ya da firmanın yıllar içerisinde sahip olduğu trend.
       6. Borçların özsermayeye oranı -kaldıraç oranı- dediğimiz firmanın faaliyetlerinin ne kadarlık kısmını borçlanarak finanse ettiğini gösterir. Az borçlu firma iyidir, hoştur finansal giderlerinden dolayı problem yaşamaz.
       Ama şirkete yatırılan özsermayenin karlılığına baktığımızda, borçlu firmalar daha avantajlı konumda olabilirler.
       Bu ne demektir? Pasifinde sadece 100 liralık sermaye bulunan firma, 100 liralık varlıkla faaliyetlerini sürdürür, onun üzerinden gelir sağlar.
       
KALDIRAÇ ETKİSİ
       Öte yandan 100 liralık özsermayenin yanında 300 liralık borçla 400 liralık varlığı işleten bir firma, eğer finansal borçlarına ödediği maliyetten fazla varlıklarından getiri elde ediyorsa aradaki fark karına olumlu yansıyacak demektir.
       Bunun sonucu da iki tane 100 liralık özsermayeye sahip firmadan borçlu olanı, kaldıraç etkisiyle daha fazla özsermaye karlılığına sahip olacaktır.
       7. Bunların yanısıra özellikle yurtiçi - dışı satış oranı özellikle kurun gidişatıyla birlikte değerlendirildiğinde önem kazanmaktadır. TL’nin değerli olduğu dönemlerde yurtiçi satış oranının artması, kurun enflasyondan fazla arttığı dönemlerde de ihracatın daha fazla orana sahip olması firma gelir tablosuna olumlu etki yapacaktır.
       Ancak 2001’de olduğu gibi ekonomide büyüme hızının düşük beklendiği yıllarda ihracat oranı yüksek olan firmalar TL değerli bile olsa ekonomik durgunluktan daha az etkileneceklerdir.
       8. Bunların dışında firmaların dipnotlarında açıklanan amortisman ve benzeri nakit çıkışı gerektirmeyen giderler değerlendirmesi biraz komplike de olsa çok önemlidir. Birçok analist, bunları firmanın net karına eklemekte ve yıllar boyunca bunların karşılaştırmasını yapmaktadır.
       
NAKİT YARATMA YETENEĞİ
       Örneğin yüksek tutarlı bir yatırımı tamamlamış bir firma çok büyük miktarda amortisman ayırdığı için zarar ediyor gözükebilir, halbuki nakit yaratma yeteneği artarak devam etmektedir.
       Bütün bu değerlendirmelerin yanısıra daha yüzlerce rasyo ve yöntem kullanılmaktadır. Ancak yatırımcılar, internetten yükleyecekleri bilanço ve gelir tabloları üzerinde basit yöntemlerle bu rasyoları hesaplatabilir ve kısa sürede şirketlerin son durumu ile ilgili fikir sahibi olabilirler.
       Ancak tabii ki en akıllıca yol, bu işi profesyonel olarak yapan araştırma bölümlerinden destek almak, ve yatırım kararlarını verirken onlara danışmaktır.


Yazdıklarımızın hiçbirisi Yatırım tavsiyesi değildir....